ANNESİNİN BİR TANESİNİ HOR GÖRMESİNLER!
Ülkenizde sahip olduğunuz her şeyi arkanızda bırakıp yeni bir hayata başlamak ister miydiniz? Bunu belki planlı ve isteğiniz doğrultusunda yapma fikri çok da korkutucu değildir ama bir de mecburi sebeplerle tamamen kontrolünüz dışında gelişen bir gidişi düşünün!
Özellikle son zamanlarda mülteci ve göçmenlerle ilgili ülke gündemimiz farklı bilgilerle çalkalanıyor. Neyin ne kadar doğru olduğunu bilmesek de bizler de endişe içerisinde olup bitenleri takip etmeye çalışıyoruz. Ülkede farklı görüşler birbirleriyle çarpışırken gerçek mağduriyet yaşayanlardan nasibini alıyor.
İçten içe direkt olarak dile getirmek istemesek bile mülteci ve göçmenlere yönelik siyasi politikalar yetersizliği nedeniyle “nefret” söylemlerini de sıkça duymaya başladık.
Kültürümüz gereği göçebeliğe meyilli, şarkılarla türkülerle büyümüş bir nesil olarak gerçekten ”bizden” başkasını yanımızda istemiyor muyuz?
Refugee News Turkey editörü Anıt Baba’dan konuyla ilgili fikirlerini bizlerle paylaşmasını ve doğrularla yanlışları değerlendirmesini istedik.
“Göçün normal bir olgu olduğunu kabul edersek, ev sahibi toplumların bu göçün hızını, güvenliğini ve yönünü daha iyi yönetebileceğine inanmamak için hiçbir neden yoktur” diyen yazar Anıt Baba’ya kulak vermek için doğru bir zamandayız.
Yıllardır “Almancılar”ı duyar, yurtdışında yaşayan akraba sayılarımızdan bahsederiz. Onlara “gurbetçi” deriz ama ülkemize yaşayamaya gelenlere “mülteci” demeyi tercih ederiz. Tüm bunların yanında ülkemizde yaşayan yabancı uyrukluların sayısının yükselmesinden mi yoksa adaptasyon süreçlerinin olmamasından mı bahsetmemiz daha doğrudur.
“O halde geriye kalan milyonlarca mülteci ve göçmen için yegâne ve en gerçekçi çözüm, bu insanların aileleriyle birlikte ülkemize entegre edilmeleri ve burada yeni bir hayat kurmalarıdır.”
Bu konuya ne kadar açıksınız? Öğrenmek için Refugee News Turkey editörü Anıt Baba’nın yazdığı bu sayıyı okumanızı isteriz.
Keyifli okumalar.
Kategori: GenelTarih: 21 Eylül 2021, Salı