Yaşadığımız çağın ne kadar modern olduğuna dair ister istemez övündüğümüz zamanlarımız olmuştur. Koskoca 21. Yüzyıldayız ve modern diye adlandırılan bir devirde yaşıyoruz.
Doğal olarak modern dünyanın farklı algılara kapı açması da bizce gayet normal. Postmodernliğin doğuşu gibi… Bu sayıda Prof. Dr. Yavuz Odabaşı postmodern denildiğinde akla gelen ilk isimler arasında yer alan Zygmunt Bauman’ın geç modernlik felsefesini anlatıyor.
Prof. Dr. Yavuz Odabaşı, Bauman’ın kendisini tanımlarken özellikle postmodernci terimini kullanmadığını belirtiyor.
‘’Postmoderniteyi aşırı düzen ve akılcılığı eleştiren ama bir düzen önermeyen bir bakış ile yorumladığını ileri sürmesine karşın, yeni bir kültür ötesi duruş ve modern çağın sorunlarına karşı bir başkaldırı ve alternatif bir çözüm arayışını da içinde barındırdığını kabul eder.’’
Tüm bunların üzerine pazarlama bu kavrama nasıl dahil oluyor derseniz, sayının devamında sizi şaşırtıcı bir gerçek bekliyor. Çünkü modern çağın en temel yeteneği tüketimde de başarıya sahip olmasıdır. Hal böyle olunca Bauman’ın kendi tabiriyle açıklayacak olursak ‘akışkan modernite’ ile çepeçevre sarıldığımızı görebiliriz.
Nedir bu ‘’Akışkan Modernite’’?
“Akışkan Modernite”, yaşamın üretim etrafında değil, tüketim etrafında örgütlenmesidir.’’ diyor Bauman.
Şimdiye kadar moderndik, yazıdan sonra ise belki de içimiz burkularak aslında ‘’akışkan modernite’’nin bireyi olduğumuzu öğreneceğiz.
Pazarlamanın değmediği kavram kaldı mı diye şöyle bir düşünürsek de, bir şey bulabilen beri gelsin.
Keyifli okumalar.
Kategori: GenelTarih: 05 Mart 2021, Cuma