Dünyanın başına Covid-19 geldi geleli anladık ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Ardında bir normalleşme süreci adına ‘Yeni Normal’ dediğimiz bir aşamaya geçtik. Şimdilerde ise şapkamızı önümüze koyup yaşadıklarımızı objektif olarak değerlendirme sürecine girmeliyiz.
Pandemide her devletin süreci ele alışını, bir anlamda vatandaşına ne kadar değer verdiğini görmüş olduk diyebiliriz. Kapitalist dünyanın genel anlamda ekonomiyi her şeyin üstünde tutuğu bu dönemde yatırımlarını sağlıktan yana kullananların süreci nasıl geçirdiklerine de şahitlik ettik.
‘’Hastalığın kesin tedavisinin ticari bedeli insani değeri yanında yok hükmündedir. Bu görüşlere itibar etmeyenlerin tarafsız bir gözle süreç içindeki ABD, İtalya, İsveç, İspanya ve İngiltere’de yaşananlara bakması yeterlidir.’’
Her şeyi ‘Yeni Normal’e uyarlamadan önce sağlık sistemine gereken önemi vermeye başlamak için geç değil. Gördük ki teknolojide, ticarette ya da sosyoekonomik alt yapıda öncülük ettiğini düşündüğümüz Abd ve Avrupa Birliği’nin bile sağlıkla ilgili sınıfta kaldılar.
‘’Dünya sağlıkta ve eğitimde daha eşitlikçi ve kitleleri adaletli bir şekilde kapsayan, kapitalist sisteme alternatif yeni bir model üretemezse sorunlar katlanarak artmaya devam edecek.’’
Umalım ki bu süreci en doğru şekilde değerlendirerek ticari kazanç kaygısını bir tarafa bırakabilmeyi başarabiliriz. Çünkü bu virüsün yayılmasının en önemli etkenlerinden birisi de her bölgeye yeterli sağlık hizmetini ulaştıramayışımızdı.
''Ticari kaygılarla bilim üretmek insanlığın temel sorunlarına destek oluyormuş gibi gözükse de uzun vadede hiçbir önemli soruna çözüm getiremeyeceği açık.''
Kategori: GenelTarih: 17 Temmuz 2020, Cuma