MARKALAŞMAK DA EVRİM GEÇİRDİ!

MARKALAŞMAK DA EVRİM GEÇİRDİ!

Markalaşmaya dair yılların tecrübesi dediğimiz bildiğimiz her şeyi bir kenara bırakalım! Ve markalaşmanın aslında toplumsal değerlere yönelik doğru hareket etmekle eş değer olduğunu kabul edelim. Olaylar Covid-19’dan önce yavaş yavaş dijital dünyaya kendimizi kaptırmamızla başladı ama Covid-19’la birlikte pekişti, gelişti.

Toplum artık bir markanın pazarlama stratejisinde şeffaf olmasını istiyor. Hatta artık çoğu zaman markayı sosyal sorumluluk girişimlerine göre değerlendiriyor ve bu tarz markaları desteklemeye yönelik tüketim yapıyor.

‘’Dijital çağ, yeni bir devrim niteliğindedir. İçinde bulunduğumuz çağın devrim niteliği kazanması Sanayi Devrimi’nden farklı olarak odağının süreçler değil, bilgi işleme ve iletişim teknolojileri olmasıdır.’’

Doktora Öğrencisi Aysun Şabanlı, bu kısım için pazarlamanın değişen, gelişen dinamiklerini genç bakış açısıyla yorumluyor. Pazarlama stratejisinde yeni sayfaların açılmaya başladığı dijital çağda nasıl ilerlemek gerektiğini birlikte okuyacağız.

Hızla gelişen sanal dünyada birey olarak bile yer almadığımızda sanki hayatta da yokmuşuz gibi hissettiren dijitalleşme elbette pazarlama dinamiklerini de kökünden etkiledi. İnternet adete bir aktivizm alanına dönüştü. Farklı fikirler savunanların sesini de duyurabildiği platformlarda herkes her şeyi konuşabilir hale geldi.

‘’Bu deklarasyondan da yola çıkarak ve hiç tereddüt etmeden, internetin de doğuştan bir aktivist doğası olduğu söylenebilir.’’

Ve doğal olarak bu kadar aktivizmin içindeki bir topluma geleneksel pazarlama yöntemleriyle ulaşamayacağımız kesin. Farklılaşmanın yolunu bulmak, alıştığımız kalıpların dışına çıkmayı öğrenmek zorundayız.

Doktora Öğrencisi Aysun Şabanlı’nın yazısı sadece markalaşmaya dair değil, yaşadığımız toplumun dinamiklerine de ışık tutuyor.

Keyifli okumalar.

Kategori: GenelTarih: 23 Ekim 2020, Cuma