Kelimelerin sihirli bir gücü olduğuna inanıyoruz. Çünkü günlük konuşma dilimiz düşünce yapımızı da, algımızı da doğrudan etkiler. Fikrin neyse zikrin de odur misali…
Bazı eski algıları kırmamız, dilimize pelesenk olmuş doğru bildiğimiz yanlışlara farklı bir açıdan bakabilmemiz ve açık bir düşünce yapısına sahip olmamız şart. ‘Ben biliyorum’ deyip geri çekildiğimizde neleri kaçırdığımızı tahmin edemezsiniz.
Yazar Esra Aylin Akalın, bizi hiç düşünmediğimiz bir yerden yakalıyor, saç mevzusunun derinlerine iniyor. Saç meselesi sıradan bir mevzu ya da basit bir konu gibi görünse de aynı anda pek çok noktaya değiniyor ve bu sayıda Esra Aylin Akalın noktaları birleştiriyor!
Bu yazı kadın saçına, kendi iradesi dışında uzanan gözleri, dilleri, elleri ortaya koymak için ve “nereden nereye gelmişiz, daha ne kadar yolumuz var” düşünelim diye yazıldı.
Biz farkında olmadan saç, tüm derdimiz olmuş! Saç algısı üzerine fikrinizi belirttiğinizde bile yaftalanmaya başladığınızı görebilirsiniz.
‘’Saçını ört, saçını kapama! Saçını beyaz bırak, saçını boya! Saçını aç, saçını topla!’’
‘Aç, kapa, topla’nın da ötesinde bir müdahale yatıyor derinlerde. Bunun sadece kadınlara yönelik bir müdahale olmadığı da ortada çünkü saçını uzatmak isteyen erkekler de aynı dertten mustaripler gibi görünüyor. Belki de fiziksel bir kusura nazaran çok kolay değiştirilebilen ve çok fazla göz önünde olan bir yerde olduğu için bu kadar uğraşılıyordur. Ama şöyle de bir gerçek var, birbirimize karşı sınırlarımızı bilmiyoruz ve nereden vurabilirsek oraları kanırtıyoruz.
Belli mi olur, bir kişinin size karşı olan tüm duygularını belki de saçlarınıza olan bakış açısını öğrenerek çözebilirsiniz.
Keyifli okumalar dileriz.
Kategori: GenelTarih: 18 Haziran 2021, Cuma