Gündem
Yapay Zeka: Normal Bir Teknoloji Yaşam: Hiçbir Şey Olmayan Dizi Yapay Zeka: Yapay Zekâ Çağında Hikâyeyi Kim Yazıyor?
İş ve İletişim Kültürü Dergisi
İletişim

Altılı Masa Neden Başarılı Olamadı? Postmodern Proje, Modern Uygulama

2023'ün en çok konuşulan siyasi sorularından biri: Altılı Masa neden dağıldı? Yapay zekâ, deep fake ve 'süpermarket siyaseti' çağında ittifak kurmanın yeni kuralları.

Altılı Masa Neden Başarılı Olamadı? Postmodern Proje, Modern Uygulama

2023 yılındaki iki seçimde en çok konuşulan konuların başında "Altılı Masa"nın neden başarılı olamadığı geliyor. Bunun açıklanması oldukça zor, ama farklı bir bakış açısını da hak ediyor. Mart 2024 yerel seçimleri, ülkemizin geçirdiği çoklu krizlerin etkisiyle daha önceki benzerlerinden oldukça farklı bir görünüm içinde gerçekleşiyor.

Postmodern proje, modern uygulama

"Millet İttifakı" olarak bilinen Altılı Masa, postmodern bir ittifak kurma biçimi olarak birbirinden oldukça farklı siyasal düşüncelerin bir araya gelmesiyle oluşturuldu. Ancak modernist bir zihniyetin hâkimiyeti, kalıplaşmış ideolojik tutsaklık ve geleneksel siyaset kültürü bu oluşumun başarısını engelledi. "Yamalı Bohça", "Beş Benzemez" gibi günlük dildeki ifadelerle açıklanmaya çalışılan bu ittifak, bu nedenle ancak bu kadar olabilirdi ve bir arada tutulamadı.

Muhalefet ittifakının başarısız olmasındaki en önemli unsur, belki de ana muhalefet partisinin bir pivot, oyun kuruculuk görevini tam olarak yerine getirememesiydi. Siyasal ittifakın koordinasyonu ve yönetimi gerçekleştirilemedi. İttifakın en büyük paydaşı olan İYİ Parti'nin sürekli gel-gitler yaşaması, ittifakın kendi iç parçacıklarında boğulmaya başlamasına yol açtı.

Öte yandan Cumhur İttifakı'nın kurucu lider partisi AKP, kuruluşunda "popülist-pragmatik-pratik" özellikleriyle postmodern bir görünüm vermesine karşın, tekli ve homojen bir yapılanma, merkeziyetçi kararlar ve otoriter liderlik gibi modernist anlayış ve uygulamalarla kendini yeniden üreten bir konuma sokabiliyor. Bu gerçeklik, Cumhur İttifakı'nın dağılmadan kazandığı başarının sürdürülmesindeki en büyük etken denilebilir.

Makro ve mikro değişkenler birlikteliği

Günümüzün birbirine sıkı sıkıya bağlı dünyası, beka, güvenlik, ekonomi gibi "genel-makro siyaset" ile bireysel sorunlar, istekler ve refah gibi "mikro-yerel siyaset" konularının etkisini aynı anda öne çıkartıyor. Mart 2024 yerel seçimi, bilinen klasik ayrımların akışkanlığının ve iç içe geçişlerinin yaşandığı bir seçim olacak. AKP merkezi makro beka ve güvenlik konularını işlediği bir kampanya yürütürken, seçmen nezdinde genel ve yerel seçimlerin farklılıkları azalmış durumda.

Çok köşeli prizmatik görünüm

"Biz ve Onlar" dikotomisinde olduğu gibi farklı olanı ötekileştirme, dışlama ve kutuplaştırma kaçınılmaz olabiliyor. Ancak günümüzdeki yeni paradigma, kaos ve düzenin bir araya getirildiği, eski ile yeninin bir arada olduğu döngüsel bir bakış açısını yansıtan eklektik bir anlayış gerektiriyor. Kesin ve katı yorumlar yerine esneklik, değişkenlik, şeffaflık, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi eğilimler öne çıkıyor. İstanbul başta olmak üzere birçok ilimizde "deprem ve kentsel dönüşüm" neredeyse birinci önceliğe oturdu; AKP ise yerel seçim stratejisini "Gerçek (Olgu) Belediyecilik - Sanal ve İmaj (Algı) Odaklı Belediyecilik" karşılaştırması üzerinden yürütme kararı verdi.

Yapay zekâ ve post-truth siyaset

Trump, bir sonraki seçim kampanyasında Iowa eyaletindeki önseçimlerini tek bir miting düzenlemeden, sahada neredeyse 3 milyon kişiyle birebir konuşan bir ekiple kazandı. Pakistan'da hapisteki İmran Han, Deep Fake tekniğiyle oluşturulan bir "sohbet robotu" aracılığıyla TikTok'ta dijital mitinglere ev sahipliği yaptı; hapiste olmasına karşın "seçim manifestosu" sunan bir "avatarı" yaratıldı. Bu yaklaşım, şubat ayındaki seçimde muhalefete büyük bir başarı getirdi.

"Çevremizde gördüğümüz her şey bir yanılsama" diyen fizikçi Michio Kaku haklı görünüyor. Öte yandan dijital okuryazarlıkları yüksek olanlar, yalan hakkında şüphelere düşerek sorgulayıp yayılmasını önleyebiliyor — bu durum bazı araştırmalarda "Toplumsal Antikor" geliştirmeye benzetiliyor.

Süpermarket siyaseti

Artık siyaseti süpermarket gibi gören bir anlayış hâkim: seçmenin talepleri doğrultusunda bir hizmet verilmesi ve karşılığında oylarıyla sandıkta ödüllendirilmesi. "Tüketilen siyaset", "siyasallaşmış tüketim" kavramları sıklıkla kullanılır oldu. Duygulara odaklanarak hayatlarına dokunan, "insani dokunuş" arayan seçmen-tüketiciler, akıl ve duygu birlikteliği geliştiriyor. Seçmen, "fareli köyün kavalcısı" gibi liderin peşinden oradan oraya gitmiyor; zamanın ruhunu okuyamayanları tam bir karmaşa bekliyor — hele de gençlerin ve kadınların tercihleri bu kadar değişkenken.

Sayı 23 kısım 4 kapağı
Bu yazı Anlık Normal'in 23. sayısında yayımlandı.