Gündem
Yapay Zeka: Normal Bir Teknoloji Yaşam: Hiçbir Şey Olmayan Dizi Yapay Zeka: Yapay Zekâ Çağında Hikâyeyi Kim Yazıyor?
İş ve İletişim Kültürü Dergisi
İletişim

Bekâr Anneler Araştırması

Stratejist Esra Baykal, beş ilde 100 bekâr anneyle yaptığı birebir görüşmelerden yola çıkarak Türkiye'de boşanmış annelerin ekonomik, sosyal ve psikolojik gerçekliğini ve markaların bu gruba nasıl daha duyarlı yaklaşabileceğini araştırıyor.

Bekâr Anneler Araştırması

Türkiye'deki boşanma oranlarının artmasıyla gündeme gelen bekâr anneler, pazarlama dünyasının da fark etmesi gereken, her geçen gün büyüyen bir grup. TÜİK verilerine göre boşanma sayısı 2020'nin Nisan-Mayıs aylarında pandemi nedeniyle azalırken, Temmuz ayında bir önceki yıla göre %69,9 artarak 13.555'ten 23.025'e çıktı. Pandemi, kadına yönelik şiddeti de %30 oranında artırdı. Bu anneleri yakından tanımak için Ankara, İzmir, Antalya, Adana ve İstanbul'da 100 bekâr anneyle birebir görüşmeler gerçekleştirdik — eğitim durumları, zorlandıkları konular, beklentileri ve hayalleri üzerine.

Toplumsal etiketler ve sessizlik baskısı

Toplumsal etiketlerle hareket etmeye alışkın Türk toplumunda boşanma hâlâ bir tabu. Kadının "kutsal anne"ye dönüşmesiyle birlikte her şeyi sineye çekmesi beklentisi, aile kavramını bir arada tutmak için kadın üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Ekonomik özgürlüğe sahip olmayan kadın, uzun yıllar başına geleni "saklamak, gizlemek, normalleştirmek" durumunda kalıyor. Görüşmecilerden biri şöyle anlatıyor: "Anne hep susmalı ve toparlayıcı olmalı diyorlar, yıllarca yediğim dayağı da, çocuklarımın çektiklerini sineye çektim. Ama bir an geliyor, kendi canın ve çocuklarının canı tehlikeye giriyor."

"Aldığım kararla gurur duyuyorum"

Kadın dönüşümü algısının güçlenmesi ve toplumsal hassasiyetlerin yükselmesiyle boşanma oranlarındaki artış, sadece ekonomik katılımdan değil, kendi gelecekleri ve çocuklarının ruh sağlığı konusunda bıçağın kemiğe dayanmasından da kaynaklanıyor. Görüşülen kadınlar evlenmek kadar boşanmanın da doğal olduğunu, özgür ve maskesiz yaşayabileceklerini yüksek sesle söylemek istiyor.

Tek kaygı: çocukların geleceği

Yeni bir hayata başlayan, geleceğe nispeten daha umutlu bakan bekâr annelerin en büyük kaygısı çocuklarının geleceği — çünkü büyük ölçüde nafaka almadan boşanıyorlar; devletin takdir ettiği minimum nafaka bile çoğu zaman ödenmiyor. Buna rağmen kadınlar yeni özgürlükleri ve huzurlu ev ortamı için ekonomik destekten feragat etmeye razı oluyor. Çocuklarını emanet edecek yakın aileleri olmayanlar, kreş ve bakıcı bütçesi konusunda en zor durumda kalıyor.

Ekonomik potansiyel: call center'dan sigortaya

Pandemiyle esnek çalışma saatlerine geçen call center sektörü, sabırlı, öğrenmeye hevesli ve düzenli gelir arayan bekâr annelerin en kolay adapte olabileceği sektör. Geleceklerinden ekonomik olduğu kadar sağlık anlamında da tedirgin olan bu anneler, düşük prim ücretleriyle sigorta ürünlerine (hayat sigortası, ferdi kaza sigortası) de sıcak bakıyor.

Bilgi eksikliği, kamu-özel iş birliği ihtiyacı

Bekâr annelerin çoğu finansal okuryazarlık, SGK hakları, sosyal yardımlar konusunda bilgisiz; içinde bulundukları zorluktan çıkmak için ellerindeki haklardan bile feragat ediyorlar. Devletin elindeki nüfus datasının kamu kurumları ve işletmelerle entegre edilerek bir destek paketi hâline getirilmesi öneriliyor — psikolojik destek, finansal okuryazarlık eğitimleri, işyeri kreşleri, esnek çalışma imkânları gibi. Bu anneler, kendileri ve çocukları için çözümü %90 oranında internette, özellikle YouTube'da arıyor.

"Reklamlar bizim gerçeğimizi yansıtmıyor"

Görüşülen bekâr anneler, reklamların yarısının çekirdek aileyi merkeze aldığını, kendilerini dışlanmış hissettiklerini belirtiyor. Aile kampanyalarının sadece çekirdek aileye göre kurgulanması, tatil paketlerinin anne-çocuk seçeneği sunmaması, kendilerine özel sadakat programlarının olmaması en sık dile getirilen konular.

"Ben eksik ya da arızalı bir ürün değilim"

Boşanmanın ilk üç yılında çoğu anne sadece çocuklarına iyi bir yaşam kurmayı düşünürken, sonrasında kendi hayatlarını da yeniden kurmayı düşünmeye başlıyorlar — ama psikolojik olarak buna hazırlanmaları, eski korkulardan arınmaları gerekiyor. Bir görüşmeci şunu paylaşıyor: "Karşımda oturan erkekler hep bana kendi kurallarını anlattılar... Sanki ben ikinci el, arızalı bir ürünmüşüm gibi kendimi beğendirmemi beklediler. Ben eksik ya da bozuk değilim, talihsizlikler yaşadım ve kendimi kurtardım."

Sonuç

Türkiye'nin gerçeği olan bekâr anneleri güçlendirmek için atılabilecek pek çok adım var; bunun için kamu ile özel sektörün iş birliği yapması gerekiyor. Ülkenin yarısını yetiştiren kadınları desteklemek boynumuzun borcu — niyetimiz olduğu sürece başaramayacağımız şey yok.

Sayı 10 kısım 3 kapağı
Bu yazı Anlık Normal'in 10. sayısında yayımlandı.