Gündem
Yapay Zeka: Normal Bir Teknoloji Yaşam: Hiçbir Şey Olmayan Dizi Yapay Zeka: Yapay Zekâ Çağında Hikâyeyi Kim Yazıyor?
İş ve İletişim Kültürü Dergisi
Dijital

Kendimize Yönelttiğimiz "Oryantalist" Bir Bakış: Bir Başkadır

Yönetmen Burcu Olgunlu, Netflix dizisi "Bir Başkadır"ı senaryo tutarlılığı, toplumsal katmanların temsili ve oryantalist bakış açısı üzerinden eleştirel biçimde değerlendiriyor.

Kendimize Yönelttiğimiz "Oryantalist" Bir Bakış: Bir Başkadır

Yönetmen Burcu Olgunlu, herkesin konuştuğu Netflix dizisi "Bir Başkadır"ı, senaryo tutarlılığı ve toplumsal katmanları temsil biçimi açısından eleştirel bir gözle inceliyor.

Olgunlu, dizinin özellikle seküler kesim tarafından bu kadar sevilmesinin nedenini sorguluyor: Meryem karakterinin naifliği mi, keskin karakterler mi, yoksa sadece "öteki"ni izlemenin verdiği rahatlama hissi mi? Senaryo detaylarındaki tutarsızlıklara dikkat çekiyor: psikiyatrist altı yıllık tıp eğitimi alıp hastalarına "hasta" derken, psikolog klinik psikoloji yüksek lisansı yapıp "danışan" der — ama dizide bu ayrım net kurulmuyor, izleyici ancak ikinci bölümde Peri'nin psikiyatrist olduğunu anlıyor. Benzer şekilde, cami cemaatinin doktora giderken bile izin aldığı gösterilen dindar bir karakterin, kendi inancına aykırı biçimde evlat edinmesi de tutarsız buluyor.

Toplumsal katmanlar keskin mi çizilmiş?

Olgunlu'nun en güçlü eleştirisi, dizinin gecekondu-rezidans-yalı-orta sınıf apartmanı gibi keskin toplumsal katmanlar sunarken "gri alanları", yani muhafazakâr-seküler-Kürt aileler gibi melez kesimleri atlaması. Bunu Hollywood'un Ortadoğu filmlerindeki oryantalist bakışa benzetiyor: "Bir Başkadır'da izlediğimiz, özellikle alt gruplarda yaşayan, dindar ve orta sınıf olarak gösterilen, muhafazakar kesime oryantalist bir bakış açısıdır. Aslında bizden olanı içselleştirmek için yola çıkan, fakat 'öteki' olarak izlediğimizdir."

Öykü Karayel'in oyunculuğunun sosyal medyada aşırı öne çıkarılmasını "PR çalışmasından başka bir şey değil" diye eleştiren Olgunlu, asıl güçlü performansın Öner Erkan'ın canlandırdığı serebral palsili Rezan karakterinde olduğunu düşünüyor. Yazının sonunda dizinin asıl başarısının, 80'ler-90'lar nostaljisi ve o döneme ait müzikler olduğunu; "nerede o eski bayramlar" gibi Türk toplumsal hafızasına özgü bir özlem duygusunu tetiklediği için bu kadar sevildiğini öne sürüyor.

Sayı 7 kısım 3 kapağı
Bu yazı Anlık Normal'in 7. sayısında yayımlandı.