Geçtiğimiz yedi yıl içinde, gazeteciler ve her yerde konuşan kafalar 500'den fazla kez Bitcoin'in öldüğünü ilan ettiler ve Bitcoin 560.000 TL'ye kadar yükseldi. İnsanların programlanabilir paraların hızla hayatımıza girdiğini görememelerinin en büyük nedeni, hayatları boyunca hiç farklı türde bir para görmemiş olmalarıdır. Çoğu insan için kendi hayat zamanlarının ötesini görmek neredeyse imkânsızdır.
Beynimiz neden yeniyi anlamakta zorlanır?
Özel paraya sahip olabileceğiniz ve bunu yayınlamak için merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymayacağınız fikri, çoğu insanın anlayışının tamamen dışındadır. Daha önce hiç görmediğimiz bir şeyi anlamak için beyin, aktivite miktarını sınırlar — yeni bir şeyi daha önce gördüğü bir modelle eşleştirebilirse çok fazla enerji harcamasına gerek kalmaz, ama düşünmek zordur ve enerji gerektirir. Bugün yaşayan herkesin gördüğü model, devletlerin para çıkarmasıdır; bu yüzden bunun ötesini görmeleri zordur. İnsanların programlanabilir paranın yükselişini görememelerinin en önemli nedeni "korku"dur.
"Masaya 100 TL koyarsanız akıllı sözleşme yapamaz"
Bugünün parası analog — ölü ağaçlardan ve metalden yapılmış. FastPay ve banka havalesiyle sıkıştırdığınız elektronik versiyonu bile bir veri tabanındaki elektronik bir kayıttır, gerçekten programlanabilir değildir. Masaya 100 TL banknot koyarsanız, onun akıllı bir sözleşme yapmasını sağlayamazsınız — yapabileceğiniz tek şey onu kaydetmek veya mal ve hizmetlerle takas etmektir. Yarının parası ise akıllı para: dijital, programlanabilir.
Kodak'ın hikâyesi
Kodak bir zamanlar film pazarının %90'ına sahipti ve 100 yıl boyunca ayakta durdu. Ancak dijital kameraların döneminin geldiğini zamanında göremedi, onları geçici bir heves olarak görmeyi seçti — bir süre haklıydılar da, dijital kameralar yavaş ve hantaldı. Ama mühendisler tüm bu sorunları çözene kadar. Kodak 100 yıllık hâkimiyetinin ardından iflas etti. İnovasyon, geleceğe isteyerek kör kalanları bu kadar hızlı ezebilir.
İnsanlar kripto para biriminin mevcut hâllerine bakıyor — büyük enerji israfı, yavaş işlem süreleri, oynak fiyatlar — ve bu sorunların sonsuza kadar devam edeceğini zannediyorlar. Tıpkı Kodak'ın dijital kameralara baktığı gibi.
