TV8'de yayınlanan Masterchef Türkiye programının Afrika'da su kuyusu açtığı bölümü gördüm. Ülke, iş, aile gündemi derken içinde kaybolduğumuz hayatın ne kadar lüks olduğunu bir kez daha fark ettim. Afrika'da suya ulaşan çocukların, kadınların, adamların hâlini görmek dünyadaki eşitsizliği bir kez daha yüzüme çarptı. Peki buna neden çözüm bulamıyoruz? Masterchef ekibi gidip bir kuyu açmış, ne güzel yapmış — ama bu yayını yapmak için harcadığı para muhtemelen 3 kuyu daha açar. Bize tek bir kuyu üzerinden "helal olsun" demek yetiyor. Peki Afrika'daki insanlara yetiyor mu?
Neden bir araya gelip bir çözüm bulamıyoruz?
Kesinlikle Masterchef ekibini eleştirmiyorum, hatta takdir ediyorum — unutmak istediğimiz bir gerçeği hatırlattılar. Binlerce yıllık insan varlığında, iletişim bu kadar kolaylaşmış, herkes tüm bilgiye erişmişken, yanlış anlaşılmaların bu kadar fazla olmasına anlam vermeye çalışıyordum. Her konuda ilerleme kat eden bir dünya hâlâ neden savaşıyor? Afrika'da herkese yetecek kadar su kuyusu açacak parayı kenara ayıramıyor muyuz? Sahi kaç para ki toplam gereken? Bu sorulara cevap verilmiyor, verilse de kimse aynı cevabı vermiyor.
Kendimizi yeniden üretmek için unutmayı seçiyoruz
Hayatı yaşayabilmek için kendimizi yeniden üretmemiz gerekiyor — her sabah yeni güne şevkle başlayabilmek için bu tür soruları sorup kafamızı bulandırmamamız gerekiyor. Ya da bu sorulara kendimize ait cevaplarımızın olması lazım ki bu sorunları görmezden gelmeye ikna olalım. İkna zor tabii, o yüzden bunun en kolay yolu unutmak, ya da hiç öğrenmemek. Öğrenmemek en kolayı — apolitik tanımı örneğin, siyasetten öğrenmeme olarak tanımlanabilir. Siyasi gündemi takip etmezseniz, oradaki tartışmalara dair dertlenmeniz gerekmez.
Coca-Cola örneği
Coca-Cola bugüne kadar hakkında en çok olumsuz haber çıkan gıda ürünü. Şeker deposu dendi, zararlı ve hatta zehirli olduğu yönünde bilimsel veya viral videolarla birçok haber çıktı. Kola satışını yasaklayan ülkeler bile var — ama kola hâlâ dünyanın en çok satan içeceği. Bunun tek açıklaması, kola ile ilgili okunan bu olumsuz haberlerin unutulması, yok sayılması. Bunu bilinçli olarak yapmıyoruz, bilinçaltımızla alakalı bir durum: kolanın reklamlarda bize vaat ettiği eğlenceli hayatı, lezzet vaadini öne çıkarmayı tercih ediyoruz. Bu, kendimizi kola içmeye devam etmeye ikna etmenin bir yolu. Tavuk hakkında çıkan dedikodular da aynı şekilde — doğru veya yanlış, bu dedikoduları yok saymayı seçiyoruz, çünkü tavuk eti ucuz ve bu fiyata ulaşacağımız başka bir proteinimiz yok.
