Gündem
Yapay Zeka: Normal Bir Teknoloji Yaşam: Hiçbir Şey Olmayan Dizi Yapay Zeka: Yapay Zekâ Çağında Hikâyeyi Kim Yazıyor?
İş ve İletişim Kültürü Dergisi
İletişim

Sosyal Medya Yasakları: Diktatörlük mü, Bilginin Özgürleşmesi Mücadelesi mi?

Atıl Ünal, mecliste görüşülen sosyal medya yasa tasarısı vesilesiyle bilginin tarihsel gücünü ve internetin vaat ettiği özgürleşmenin neden 'alternatif kaynak' kaosuna dönüştüğünü tartışıyor.

Sosyal Medya Yasakları: Diktatörlük mü, Bilginin Özgürleşmesi Mücadelesi mi?

Atıl Ünal, mecliste görüşülen sosyal medya yasa tasarısı vesilesiyle bilginin tarih boyunca nasıl bir güç aracı olduğunu ve internetin vaat ettiği "bilginin özgürleşmesi"nin neden "alternatif kaynak" kaosuna dönüştüğünü tartışıyor.

Ünal, yazıya bilgiyle gücün tarihsel ilişkisini anlatarak başlıyor: yazının icadı devletlerin, ruhban sınıfının ve eğitim kurumlarının doğuşunu sağladı; matbaa bilginin yayılma hızını artırdı; televizyon habercilikle birlikte medyayı "4. güç" haline getirdi. İnternetin ortaya çıkışıyla "vatandaş gazeteciliği" doğdu ve bilginin artık herkese eşit paylaştırılacağı umuduyla "yaşasın demokrasi, yaşasın eşitlik" beklentisi oluştu — ama Ünal'a göre bu beklenti tam tersine döndü.

Yazının kritik tespiti: "Bilgi" yerini "alternatif kaynak"a bıraktı, ve alternatif kaynak olabilen herkes güce sahip oldu — kaynağın doğruluğu, gerçekliği ya da kalitesi artık bir kriter değil, sadece "geleneksel kaynaklardan olmaması" yeterli hale geldi. Ünal, İngilizce-Türkçedeki kavram karışıklığına da dikkat çekiyor: "data → information → knowledge" zincirindeki her aşamayı Türkçede "bilgi" diye çevirebiliyoruz, oysa gerçek bilgi (knowledge) uzmanlık ve analiz gerektirirken, internette dolaşan çoğu şey ham veri ya da istihbarat düzeyinde kalıyor.

Danışmanlık verdiği bir markanın saha ekibinin bıçaklı kavgaya karıştığına dair bir vatandaş gazeteciliği tweetinin nasıl yanlış çıktığını anlatan Ünal, bilginin doğrulanmadan yayılmasının bazen komik ("Romeo'nun Juliet öldü sanıp intihar etmesi gibi") bazen ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguluyor; Teyit.org gibi doğrulama girişimlerinin bu ihtiyaçtan doğduğunu belirtiyor. Meclisteki sosyal medya yasa tasarısına dair ise ilginç bir pozisyon alıyor: tasarının kendisine değil, "bilginin doğruluğunun teyidini kim, hangi otorite yapacak?" sorusunun cevapsız kalmasına itiraz ediyor — çünkü bu cevap, tasarının bilgiyi özgürleştirip özgürleştirmeyeceğini yoksa bir diktatörlük aracına mı dönüşeceğini belirleyecek. Yazısını çarpıcı bir soruyla bitiriyor: "Trol müsünüz?"

Sayı 4 kısım 2 kapağı
Bu yazı Anlık Normal'in 4. sayısında yayımlandı.