Gündem
Yapay Zeka: Normal Bir Teknoloji Yaşam: Hiçbir Şey Olmayan Dizi Yapay Zeka: Yapay Zekâ Çağında Hikâyeyi Kim Yazıyor?
İş ve İletişim Kültürü Dergisi
Dijital

WhatsApp Yeni Aşk Mahkemesi mi?

Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkan Yardımcısı İrem Hattat, mesajlaşarak kavga etmenin (fexting) ilişkilere etkisini, emojilerin gücünü ve Türkiye'nin akıllı telefon bağımlılığı rakamlarını inceliyor.

WhatsApp Yeni Aşk Mahkemesi mi?

Bu yılın başında Harper's Bazaar'da çıkan bir röportaja göre Jill Biden, gizli servis duymasın diye Joe Biden ile telefon mesajları üzerinden kavga etmiş. İngilizcede buna "fexting" (fight with texting) deniyor. Aslında hepimiz mesaj platformlarını her türlü duygusal iletişim için kullanıyoruz — kavga ve tartışmalar da bundan payını alıyor.

WhatsApp'ın devasa yeri

2014'te Facebook tarafından 19,4 milyar dolara satın alınan WhatsApp'ın bugün yaklaşık 2 milyar aktif kullanıcısı var ve günde yaklaşık 100 milyar mesaj paylaşılıyor. Türkiye'de 56 milyon kullanıcısı bulunuyor. Hong Kong'da yapılan 2018 tarihli bir araştırmaya göre WhatsApp, 18-54 yaş aralığında ilk iletişim tercihi; sadece 55-70+ yaş grubunda yüz yüze iletişimin tamamlayıcısı olarak kullanılıyor.

İlişkiniz için iyi mi kötü mü?

Mesajlaşma, mesafelere aldırmadan sevgiyi paylaşmayı sağlıyor; 2019'da Gesselman'ın araştırmasına göre daha çok emoji kullanan katılımcılar ilişkilerini daha hızlı ilerletiyor. Ama yüz yüze görüşmenin en değerli parçası — ses tonu, vücut dili, yüz ifadeleri gibi sözsüz iletişim — mesajlaşmada yok. Bu da mesaj trafiğinin getirdiği muğlaklığın fikir ayrılıklarını hızla çatışmaya dönüştürmesine yol açabiliyor.

"Aşk mahkemesinin kanıtları"

Tartışan çiftlerin danışmanlık seansında telefonlarını çıkarıp kendi haklılıklarını ispatlayan mesajları gösterme isteğine sıklıkla tanık olduğumu belirtmeliyim — sanki aşk mahkemesinde sunulan kanıtlar bunlar. Aslında mesajlaşarak kavga etmenin olumlu yanları da var: kendimizi rahat ifade etmek için gereken duygusal mesafeyi sağlıyor ve anında çözme baskısını azaltıyor, özellikle içe dönük kişilikler için.

Türkiye: 13 dakikada bir telefon kontrolü

Deloitte'un Global Mobil Kullanıcı Araştırması'na göre Türkiye'deki kullanıcılar günde ortalama 78 kez telefon ekranına bakıyor — yani her 13 dakikada bir. On kişiden sekizi uyandıktan sonraki 15 dakika içinde, on kişiden yedisi uyumadan önce telefonuna bakıyor. Kullanıcıların %22'si telefonuna hastalık boyutunda bağımlı. Türkiye, gününün 7 saatini internette geçiriyor; anlık mesajlaşma uygulamaları günlük kullanımın %86'sını oluşturuyor.

Mesajlaşırken tartışmanın kuralları

  • Kızgın bir konuyu beş paragraflık bir mesajla açmayın — bu, iletişimi daha başlamadan bitirir.

  • İlk mesajda karşı tarafın müsait olup olmadığını sorun.

  • Emoji kullanmanın gücünden faydalanın; bir gülen surat sohbetin gidişatını rahatlatabilir.

  • "Sen" dili yerine "ben böyle hissediyorum" dilini kullanın.

  • Tartışma alevleniyorsa ya da mesajla çözülemeyecekse, yüz yüze görüşmeye geçin.

Unutmayın: öfkeli bir anda yazılan, karşı tarafın canını acıtacak mesajlar, telefonda partnerinizin tekrar tekrar okuması için sonsuza kadar kalabilir.

Sayı 20 kısım 3 kapağı
Bu yazı Anlık Normal'in 20. sayısında yayımlandı.