Gündem
Yapay Zeka: Normal Bir Teknoloji Yaşam: Hiçbir Şey Olmayan Dizi Yapay Zeka: Yapay Zekâ Çağında Hikâyeyi Kim Yazıyor?
İş ve İletişim Kültürü Dergisi
İletişim

Yerel Seçimde Son Düzlük: Siyaset Pazarlamasında Yeni Boyutlar

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde seçmen davranışı, yapay zekâ destekli kampanyalar ve 'subjektif gerçeklik' dönemi siyaset pazarlamasını nasıl dönüştürüyor?

Yerel Seçimde Son Düzlük: Siyaset Pazarlamasında Yeni Boyutlar

31 Mart yerel seçiminde 61 milyonu biraz aşan, %50,9'u kadınlardan oluşan bir seçmen profili ile karşı karşıyayız. Bu rakamın 1 milyondan fazlası ilk defa oy kullanacak gençlerden, Z kuşağından oluşuyor. 75 yaş üstü seçmen sayısı ise 3,5 milyona yakın; 16 milyonu emeklilerden oluşuyor. Büyük şehirlerin yaşam zorlukları, deprem ve kentsel dönüşüm konuları başta olmak üzere X-Y-Z nesilleri farklı özellikler, beklentiler ve sorunlarla seçime dahil olacak. Bu durum, siyaset pazarlamasında hedef seçmen kitlesinin kadınlar, gençler ve emekliler olarak belirmesini sağlıyor.

Yeni pazarlama paradigması

31 Mart Yerel Seçimlerinde en dikkat çekici konulardan biri, siyasi partilerin zorunlu ittifaklar şeklinde girip girmeyeceği oldu. Ana muhalefet partisi seçime, tepede gerçekleştirilmeye çalışılan genişletilmiş "Millet İttifakı" söylemi yerine, taban iş birliğine dayalı daraltılmış "Kent İttifak"ları ve "Türkiye İttifakı" söylemiyle giriyor. Bu çok katmanlı hibrit modelin dili, olumsuz çağrışımlar yaratan ittifak kelimesi yerine "ortaklaşmalar" sözcüğünü kullanıyor — seçmenle aynı seviyede ve doğrudan seslenerek iletişim kurma çabası dikkat çekiyor.

İktidarın "Cumhur İttifakı" anlayışı ise bir bütünlük içinde yürütülmeye çalışılıyor. Bu durum "yerelde iktidar", "merkezde iktidar" çekişmesi gibi okunabilir. AKP iktidarı bunu "genelde iktidar" olma kampanyası olarak sürdürürken, CHP için ağırlıklı olarak yerel figürler öne çıkıyor. Ancak sert geçen rekabet, seçimi yerel figürler yerine genel başkanların tercih edilmesine dönüştürüyor.

Çok cepheli sıcak bir mücadele

Geleneksel medyayı oluşturan "gazete-radyo-TV"den ziyade, günümüz dijital medyasını oluşturan "internet-web-sosyal medya" dünyasının tam da içindeyiz. Pasif izleyicileri olan geleneksel televizyon kanalları, dijital kanallara ve özellikle YouTube'a karşı güç kaybediyor. "Otoriter demokrasi" uygulamasıyla hibrit bir rejime sahip Türkiye, alışmadığı bir seçim atmosferine sahip görünüyor: hibrit adaylar, kolaj listeler, gerçeği kurgusal gerçekliklere dönüştürebilen post-truth siyaset ve seçmenlere şahit olabiliyoruz.

Tek gerçeklik yerine subjektif gerçeklik döneminin yarattığı çoklu gerçeklik, farklı gerçeklikler gibi yeni sözcükler havada uçuşuyor. The Economist dergisi Nisan 2023 sayısında dünya ekonomisini Mona Lisa tablosuna benzeterek, "Mona Lisa'nın yüzü gibi bulanık ve her bakıldığında farklı anlamlar ortaya çıkabiliyor" yorumunu yapmıştı — bu tespit, günümüz siyasetindeki gerçeklik algısı için de geçerli.

Durumsal yaklaşım anlayışı

Seçmenin talepleri, beklentileri ve duygularını kapsamayan tepeden inme, ezber stratejiler geri tepiyor ve başarılı olamıyor. Tabanın etkileşimli katkısına açık, değişken ve esnek stratejiler bu nedenle başarı için önemli hale geliyor. Belirsizlik ve akışkanlık gösteren duruma ayak uydurma anlayışı, "Durumsal Yaklaşım" olarak günümüz siyaset pazarlamasında vazgeçilmez hale gelmiştir. Özellikle genç seçmen, yaşlı zihniyeti taşıyan siyasetçilerden bıkmış durumda; düzenin geleneksel koruyucuları olan yerleşik siyaset elitlerinin koydukları engeller gençlerin ve değişimcilerin önünü tıkıyor.

Şükürler olsun ki ileri teknoloji kullanımı imdada yetişiyor: sosyal medya platformları, hologramlar, avatarlar, metaverse derken Yapay Zekâ (YZ) dönemi başladı siyasette. YZ, siyasal kampanyaların etkileşim performansının sürekli ölçülmesine ve etkin olana doğru değişimlerin hemen yapılabilmesine olanak tanıyor. "Büyük Veri" kullanılarak yapılan "Tahmin Analizi" (Predictive Analysis), bireyin özellikleri hakkında doğru tahminler yaparak hangi partiye oy verebileceğinin belirlenmesini sağlıyor.

Portföy pazarlaması

Bu konudaki gelişmelerin başında Portföy Pazarlaması geliyor — tek ürün yerine birden fazla farklı ürünü ele alan yaklaşım. Siyasetteki yansıması "İttifaklar" olarak düşünülebilir; her biri ayrı bir siyasal ürün olarak görüldüğünde büyük bir potansiyele sahip olarak sinerji yaratabiliyor. Sonuçta seçmenlerin çoklu talepleri ve farklı özelliklerini konsolide etmek isteyen partiler; kararsızları, kırgınları, protesto edenleri ve stratejik oy kullananları kucaklamak isteyecek çalışmalara son ana kadar yönelecekler.

Sayı 24 kısım 1 kapağı
Bu yazı Anlık Normal'in 24. sayısında yayımlandı.