Bugün tüketicinin değil, Aydın Ağaoğlu'nun gündemini konuşalım istedik. Aydın Ağaoğlu kimdir, tüketici hakları konusuna nasıl girdi?
"Ben 70 yaşında küçük bir sanayiciyim"
"Tüketici hakları alanında amatörüm, bir profesyonel değilim. Amacım özel hayatımdan, iş hayatımdan, sağlığımdan arttırabildiğim zamanı bu işe yöneltip insanların sevgisini, saygısını kazanmaktı. Benim zamanım kıt, kaynaklarım kıt. Bu uğraş bende özel hayat da bırakmadı — dün gece saat 00.30'da televizyona bağlandım, halkı aydınlatmak için. Benim durumum şuna benziyor: bir çocuk denize düşmüş boğulurken, o soğuk havada bir adam atlamış, çocuğu kurtarıp çıkmış; herkes 'kahraman' diye alkışlıyor. Adam çıkmış 'kim itti beni denize?' diye kendisini iteni arıyor. Beni bu işin içine içimdeki insan sevgisi, vicdan ve utanma duygusu itti. Bana sevgin saygın varsa o da zedelenir diye kendi ihtiyaçlarımı bir kenara koyuyorum. Ben önce onurumu sağlam tutmalıyım. Benim arkamdan kimse kötü bir şey söylemesin."
"Derneğin hiçbir geliri yok, ben cebimden karşılıyorum"
"Profesyonel kimse yok, gönüllüler var. Derneklerin hiçbir yetkisi ve hükmü yok — yedi kişi bir araya geldi mi derneği kuruyor. Bazı kamu yararı vasfı kazanmış derneklere devlet bütçe veriyor, bizde öyle bir şey yok; kamu yararına dernek olmak için siyasi arkanın olması lazım, biz siyasetin hiçbir yerinde değiliz. Sekreterimiz bile yok mesela — tüketici hakları ile ilgili bir arşiv oluşturmak için bile çalışacak kimse yok benim dışımda. Gönüllüler var ama varlıklı insanlardan gelmiyor; arkamdaki arkadaşlar avukat, tıp doktoru, mimar, hepsi ekmek parası için uğraş veriyor. Biz toplumun ekonomik çıkarlarını koruyucu açıklamalar yapıyoruz, bilgimizi arttırıyoruz. Burada lokomotif benim."
Nasıl başladı?
"Avrupa Birliği'ne aday üye aldılar bizi, o kapsamda oluşturulan yasalarla 1995 yılında Tüketici Kanunu çıktı. O dönemde bir öğretim görevlisi 'Aydın'cığım, sen de bizim derneğe gir' dedi — Tüketiciler Derneği, TÜDER. 'Anlamıyorum hocam ben bu işten' dedim. 'Senin de ismin bulunsun' dediği için Tüketiciler Derneği Başkan Yardımcısı diye kartvizit olunca, birileri bir şeyler sormaya başladı. Cevap veremiyordum, bilmiyordum ki — mahçup oluyordum."
