Gündem
Yapay Zeka: Normal Bir Teknoloji Yaşam: Hiçbir Şey Olmayan Dizi Yapay Zeka: Yapay Zekâ Çağında Hikâyeyi Kim Yazıyor?
İş ve İletişim Kültürü Dergisi

Ön Araştırma · Gen Z & Sağlıklı Atıştırmalık

Cilalı Yüzey, Zayıf Bağ

Sağlıklı atıştırmalık markaları Instagram'da harika görünüyor. Ama Z kuşağını ikna eden şey içerikleri değil, ne kadar tanındıkları. Üstelik içerikte sağlığı en çok anlatan marka, en az sağlıklı algılanıyor.

Cilalı Yüzey, Zayıf Bağ

Bir Bakışta

120kodlanmış gönderi (4 marka × 30)
85geçerli anket yanıtı
7yalnızca bu kadarı etkileşimli (120 gönderide)
−0,84içerikteki sağlık ↔ algılanan sağlık (marka düzeyi)

Bir Z kuşağı kullanıcısı akışını kaydırırken sağlıklı bir atıştırmalık markasının kusursuz kurgulanmış gönderisine denk gelir. Doğru ışık, tutarlı renkler, profesyonel çekim… Bir saniye bakar, belki beğenir ve kaydırmaya devam eder.

Marka aylardır “iyi görünmeye” yatırım yapıyor. Peki iyi görünmek, Z kuşağını ikna etmeye yetiyor mu?

Sosyal medya pazarlaması genellikle markanın ne ürettiği üzerinden ölçülüyor: erişim, gösterim, estetik, gönderi sıklığı… Oysa bir iletişimin başarısı, izleyicinin onu nasıl alımladığıyla yakından ilişkili (Kaplan & Haenlein, 2010).

Bu alımlama tarafında ise güven, sahicilik ve etkileşim isteği gibi unsurlar çok daha az ölçülüyor.

Bu ders içi ön araştırma tam da bu boşluğa odaklanıyor: Markalar sosyal medyada ne anlatıyor ve Z kuşağı bu anlatıdan ne alıyor?

Neden sağlıklı atıştırmalık?

Herkesin aynı şeyi söylediği bir kategori

Sektörü bilinçli olarak seçtik. Sağlıklı atıştırmalık kategorisinin ortak konumlanması oldukça net. Markalar kendilerini sağlıksız seçeneklerin karşısında sağlıklı bir alternatif olarak konumlandırıyor.

ZÜBER, FROPIE, FELLAS ve WASPCO olmak üzere dört markanın da üst mesajı büyük ölçüde aynı. Bu durum araştırma açısından beklenmedik bir avantaj sağlıyor. Mademki dört marka da temelde aynı şeyi söylüyor, aralarında ortaya çıkacak algı farkının mesajın kendisinden kaynaklanması beklenmez.

Farkı yaratabilecek iki unsur var. Markaların bu mesajı nasıl işlediği ve ne kadar tanındığı. Başka bir ifadeyle, içeriklerin icrası ve marka bilinirliği.

Böylece elimizde oldukça net bir soru kalıyor. Z kuşağının algısında hangisi daha güçlü? İçerik mi, bilinirlik mi?

Nasıl çalıştık

İki aşama: önce üretim, sonra alımlama

Soruyu iki adımda ele aldık. Önce markaların fiilen ne paylaştığını haritaladık sonra bu içeriğin Z kuşağında nasıl karşılık bulduğunu ölçtük.

Aşama 1 · ÜretimMarkalar ne yapıyor?

Dört markanın 30’ar sosyal medya gönderisini, toplam 120 içeriği, sekiz değişken üzerinden sistematik olarak inceledik. Analizde format, mesaj tipi, sağlık çerçevesi, otantiklik, içerik kaynağı, etkileşim ve görsel tutarlılık gibi unsurlara odaklandık. Kodlama süreci iki bağımsız kodlayıcı tarafından gerçekleştirildi.

Aşama 2 · AlımlamaZ kuşağı ne alıyor?

Her marka için, markanın gerçek iletişim tarzını yansıtan gönderileri seçerek Z kuşağından katılımcılara gösterdik. Katılımcılardan bu içerikleri altı farklı boyutta değerlendirmelerini istedik. Markaların sunulma sırasını yedi farklı düzende değiştirerek olası sıra etkilerini azaltmaya çalıştık. Dikkatsiz ve özensiz yanıtları eledikten sonra analiz için 85 geçerli yanıt kaldı.

İki aşamayı birbirine bağlayan en önemli ayrıntı şu: Katılımcılardan markaları yalnızca hafızalarına dayanarak değerlendirmelerini istemedik. Bunun yerine, markaların gerçek iletişim tarzını yansıtan taze ve temsili içerikleri gösterdik.

Başka bir deyişle, katılımcılara markayı yeniden tanıma fırsatı verdik. Birazdan göreceğimiz sonucu çarpıcı kılan da tam olarak bu ayrıntı.

Aşama 1 — Bulgu

Markalar şaşırtıcı derecede birbirine benziyor

120 gönderiyi kodladığımızda dört marka için ortak bir tablo ortaya çıktı. İçeriklerin tamamında kısa video formatı ağırlıkta. Markalar çoğunlukla tek yönlü iletişim kuruyor ve izleyiciyle neredeyse hiç etkileşime girmiyor. Gen Z için güçlü bir güven unsuru olan sahicilik göstergeleri de büyük ölçüde eksik. Köken hikâyeleri ve üretim süreçlerine ilişkin şeffaflık gibi unsurlara içeriklerde pek rastlanmıyor.

Kısacası, dört markanın ortak zemini “cilalı ama mesafeli” bir iletişim dili.

Markaların belirgin biçimde ayrıştığı temel nokta ise sağlığı içeriklerinde ne ölçüde ve nasıl işledikleri. Asıl sürpriz de tam olarak burada ortaya çıkıyor.

Aşama 1 · İçerik Analizi (120 gönderi)

95/120kısa video (Reels/TikTok) — baskın format
7/120etkileşimli gönderi (anket, soru-cevap)
3/120köken hikâyesi kullanan gönderi
74/120otantiklik işareti hiç taşımıyor

Aşama 2 — Bulgu 1

Şık buluyorlar; güvenmiyorlar

Ankette her marka için benzer bir sonuç ortaya çıktı. Görsel tutarlılık, altı boyutun tamamında en yüksek puanı aldı. Buna karşılık içeriklerde görünen kişilere duyulan güven ve markayla etkileşime girme isteği en düşük seviyede kaldı.

Yani Gen Z bu markaları “şık” buluyor, ancak aynı ölçüde “güvenilir” ya da “etkileşime açık” bulmuyor.

İlk aşamada ortaya çıkan tek yönlü ve sahicilik göstergeleri zayıf içerik yapısı, ikinci aşamada doğrudan marka algısına yansıyor. Markalar yayın yapıyor, izleyici ise mesafesini koruyor.

Algı · 1–5 ölçek

Z kuşağı markaları hangi boyutta nasıl puanlıyor?

Görsel tutarlılık3,4
Otantiklik3,1
Satın alma niyeti3,1
Sağlık ikna3,1
Kaynak/kişi güveni2,6
Etkileşim niyeti2,4

Yüzey (görsel tutarlılık) tavanda, bağ (güven + etkileşim) zeminde. Dört markanın ortalaması; geçerli n=85.

Aşama 2 — Bulgu 2 · Paradoks

Sağlığı en çok anlatan, en az sağlıklı algılanıyor

Araştırmanın en dikkat çekici noktası burada ortaya çıkıyor. İlk aşamada WASPCO, sağlık temasını içeriklerinde açık ve tutarlı biçimde öne çıkarıyordu. Gönderilerinin neredeyse tamamında sağlığa değiniyor ve besin değerlerine ilişkin iddialara diğer markalardan daha fazla yer veriyordu. ZÜBER ise gönderilerinin yaklaşık yarısında sağlık temasına hiç değinmiyordu.

İlk bakışta, sağlığı daha fazla vurgulayan markanın daha sağlıklı algılanması beklenebilir. Ancak araştırmanın sonucu bunun tam tersini gösterdi.

İçerikte sağlığı en çok anlatan marka, en az sağlıklı algılanıyor.

Markaları tanınırlıklarına göre soldan sağa dizince örüntü netleşiyor. Tanınırlık ve algılanan sağlık birlikte düşerken, içerikteki gerçek sağlık vurgusu tam ters yönde yükseliyor. Yani algıyı içeriğin ne dediği değil, markanın ne kadar tanındığı yönetiyor.

İçerik vs Algı · yüzde

Tanınırlık ile algı birlikte iniyor, içerik tersine çıkıyor

TanınırlıkAlgılanan sağlık iknaİçerikte gerçek sağlık vurgusu
857253
ZÜBER
686580
FELLAS
465577
FROPIE
335393
WASPCO

Markalar tanınırlığa göre azalan sırada. Mavi (tanınırlık) ve yeşil (algılanan sağlık) birlikte iniyor; turuncu (içerikteki gerçek sağlık vurgusu) ise tersine yükseliyor.

Sayılar da bunu doğruluyor. Marka düzeyinde tanınırlık ile satın alma niyeti neredeyse kusursuz biçimde örtüşüyor (ilişki katsayısı r≈0,99). Yani bir marka ne kadar tanınıyorsa, satın alma niyeti de o kadar yüksek.

İçerikteki sağlık vurgusu ile algılanan sağlık arasındaki ilişki ise ters ve güçlü (r≈−0,84). İçerikte sağlığı ne kadar çok işlerse, marka o kadar az sağlıklı algılanıyor.

İçeriğin sağlık sinyali, güçlü marka algısının altında eziliyor.

Aşama 2 — Bulgu 3

85 kişiden 55'i aynı markayı seçti

Karşılaştırmalı sorularda tercih tek bir markada yoğunlaşıyor. “Bir mağazada dördünü yan yana görseniz hangisini alırdınız?” sorusuna 85 kişiden 55’i ZÜBER dedi. En otantik bulunan da (50 kişi), iletişimiyle en çok etkileyen de (43 kişi) ZÜBER oldu. Kalan üç markanın toplamı bu değerlere yaklaşamıyor.

Aradaki fark tam da tanınırlıkta. ZÜBER’in tanınırlığı 4,27/5 iken WASPCO’nunki 1,66.

Karşılaştırmalı tercih · 85 yanıt

"Satın alma ihtimaliniz en yüksek marka hangisi?"

ZÜBER55
FELLAS14
FROPIE10
WASPCO3

Bar uzunlukları seçilme sayısına orantılı (en yüksek değere göre); geçerli n=85.

Tartışma — Kuram

Taze içerik gösterdik, eski algı kazandı

Bu tasarımla farkında olmadan küçük bir deney kurmuş olduk. Katılımcılara markayı soyut bir hatıradan değil, o markanın gerçek iletişimini temsil eden güncel içerikten değerlendirdik. Yani insanlara markayı yeniden tanıma şansı verdik.

Yine de kimse bu içeriği bağımsız olarak yargılamadı. ZÜBER’i görünce içeriğe değil, kafasındaki ZÜBER’e puan verdi.

Taze içerik gösterdik; Z kuşağı eski algısıyla ilerledi.

Keller’ın marka değeri kuramı tam da bunu söyler. Yeni bilgi, sıfırdan değil, zihindeki mevcut marka şemasından süzülerek işlenir.

Tek seferlik bir içerik maruziyeti, yıllarca birikmiş marka bilinirliğiyle yarıştı ve kaybetti. Bu, “içerik önemsiz” demek değil. Kategori mesajı sabitti, değişen ise icraydı. Ancak ölçtüğümüz hiçbir icra aksiyonu tek başına bilinirliği yenemedi.

“Doğru” içeriği yapan WASPCO düşük tanınırlığın bedelini ödedi. ZÜBER ise içeriğinde vurgulamadığı nitelikler için bile kredi topladı.

Açılan soru

Dijitalde erişimin maliyeti düşerken, TikTok ve Instagram içerik üreticilerinin parasosyal gücü, yani tek yönlü ama gerçekmiş gibi hissedilen ilişkileri, bu erişime bir tanıdıklık katmanı ekliyor. Peki erişim odaklı performans pazarlaması, Z kuşağı için klasik “TV etkisinin”, yani sık görünüp akılda ilk sıraya oturmanın, yeni biçimi mi oluyor?

Tartışma — Etik

Asıl mesele: sağlıklı olmak değil, sağlıklı görünmek

Sağlıklı atıştırmalık kategorisi tüketiciye bir tür ahlaki ön onay satar: “Bu sağlıklı, gönül rahatlığıyla ve daha çok yiyebilirsin.”

Literatürde bunun bir karşılığı var: sağlık halesi (Chandon & Wansink). Bir ürün sağlıklı algılandığında tüketim de artabiliyor.

ZÜBER bu ön onayı alıyor. Ancak ölçeklenen organik içeriğinde sağlığı neredeyse hiç işlemeyip iştah ve keyif odaklı, tüketimi artıran bir dile yöneliyor.

Yani sağlık konumlanmasının faydasını, yani izin ve güven duygusunu topluyor; ancak bu konumlanmanın yükümlülüğünü, yani sağlığı içerikte kanıtlama gerekliliğini taşımıyor.

Tüketimi artıran şey ürünün sağlıklılığı değil, sağlıklı algılanması.

Zincir açık. Algı tüketimi sürüklüyor, algıyı ise içerik değil bilinirlik yönetiyor. Demek ki tüketimi büyüten, kanıtlanmış bir sağlık faydası değil, kanıttan bağımsız bir sağlık itibarı.

Bu, kategoriyi hale istismarına doğru çeken bir etik dışsallık yaratıyor. Markalar tek tek rasyonel davranırken, piyasa dengesi sağlığı anlatanı değil, sağlıklı görüneni ödüllendiriyor.

Dengeli okumak için

Bütünleşik pazarlama iletişiminde mesajı kanallara bölmek meşrudur. Her gönderinin sağlık iddiasını yinelemesi gerekmez ve ürün gerçekten sağlıklıysa tüketici yanıltılmış sayılmaz. Etik sorun, faydayı alıp sorumluluğu reddetme bir desen hâline geldiğinde başlıyor. Bu ön araştırmanın içgörüleri de kategori düzeyinde tam olarak böyle önemli bir çıkmaza işaret ediyor.

WASPCO tersini yapıyor. Hikâyesini tümüyle sağlık ve içerik üzerine kuruyor ama kaybediyor. “Dürüstlük cezalandırılıyor” demek fazla iddialı olur; WASPCO’nun asıl sorunu bilinirlik eksikliği. Ancak şu ayakta kalıyor: piyasa dengesi şeffaflığı ödüllendirmiyor.

Sağlık bilinci en yüksek kuşak sayılan Z kuşağı, bir markayı içeriğine değil tanıdıklığına bakarak “sağlıklı” ilan ediyorsa, o bilinç gerçekten var mı, yoksa itibara mı devredilmiş?

Sonuç

Bu bir ön araştırma ve bir gündem çağrısı

Bu çalışma, bir lisans dersi (COOP 4337) kapsamında yürütülen keşifsel bir ön araştırmadır. Kesin sonuç ilan etmez, güçlü bir sinyali erken paylaşır.

Sınırları açık. Marka düzeyindeki ilişkiler yalnızca dört markaya dayanır ve betimseldir. Tanınırlık, erişimin ve zihinsel bulunabilirliğin bir vekilidir; doğrudan reklam harcamasını göstermez. İçerik de ölü değildir. Bugünkü bilinirlik, dünkü içeriğin birikmiş ürünü olabilir.

Yine de sinyal tutarlı ve iki soruyu masaya koyuyor. Erişim odaklı performans pazarlaması, Z kuşağı için yeni bir “TV etkisi” mi? Sağlık halesini kim üretiyor ve kim denetliyor?

Her iki soru da tam ölçekli, kanal bütünleşik bir çalışmayı hak ediyor. Bu ön araştırma, o boşluğu ve onu doldurmanın neden acil olduğunu göstermek için var.

Bu çalışma hakkında
Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi COOP 4337 (Sosyal Medyada Marka İletişimi) dersi kapsamında yürütülen keşifsel bir ön araştırmadır. Bulgular kesin değil, yön göstericidir.

Yöntem
Aşama 1: 120 kodlanmış gönderi (4 marka × 30, 8 değişkenli kod kitabı, iki bağımsız kodlayıcı vardiyası + arbitraj). Aşama 2: 85 geçerli yanıt (yedi randomize marka sırası; dikkat kontrolü ve düz-çizgi ayıklaması sonrası). Marka düzeyi korelasyonları (n=4) betimseldir; asıl dayanak katılımcı-düzeyi ilişkileridir. Kaynaklar: Beverland 2005; Chandon & Wansink; De Vries ve ark. 2012; Djafarova & Rushworth 2017; Horton & Wohl 1956; Kaplan & Haenlein 2010; Keller 2009; Kotler ve ark. 2010; Sharp 2010.

Hilmi Atıl Ünal · Öğr. Gör., Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi · ORCID 0009-0006-7714-6077 · © 2026