Fonbulucu'nun kurucusu Hakan Yıldız ile Türkiye'nin kitle fonlama ekosistemini, kurdukları devasa yapıyı ve yatırımcı güvenini nasıl inşa ettiklerini konuştuk.
Tek platform değil, bir ekosistem
Yıldız, Fonbulucu'yu kurarken basit bir "girişim listeleme sitesi" olmak yerine bütün bir ekosistem inşa etmeye karar verdiklerini anlatıyor. Yapı dört ana araç üzerine kurulu: Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan akredite Melek Yatırım Ağı (Türkiye'nin en büyüğü, 400'ün üzerinde üye — toplam ülke genelinde sadece 800 melek yatırımcı var), Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (5 başvurudan 3'ü aktif), Paya Dayalı Kitle Fonlaması ve yakında eklenecek Borçlanmaya Dayalı Kitle Fonlaması — dünya kitle fonlama hacminin %70'ini oluşturan bir model.
Fon Prime: bir girişim merkezi
Yıldız röportajda ilk kez açıkladığı bir projeyi paylaşıyor: 2023'te Ankara, İstanbul ve Antalya'da 3 milyon dolarlık yatırımla "Fon Prime" adlı bir girişim merkezi kuruyorlar — klasik ortak çalışma alanlarından farklı olarak, girişim şirketlerini fikir, prototip, kuruluş ve büyüme aşamalarında fonlayarak içeri alan bir Venture Builder modeli. Ayrıca girişimcilik özelinde çalışan Magna Mari adlı bir iletişim ajansı ve DC adlı bir eğitim şirketi kurdular.
32 bin kayıtlı üye, %97 dijital
Platformun 32 bin kayıtlı üyesi var, hepsi e-devlet doğrulamalı; süreçlerin %97'si dijital ve tüm işlemler Merkezi Kayıt Kuruluşu üzerinden gerçekleşiyor — noter ve ticaret sicili işlemlerine gerek kalmadan. 32 bin üyenin 17 bini en az bir kez yatırım yapmış. Şirket, 2019'da kurulup 2021'de lisans almasına rağmen ilk dokuz ayda 3,2 milyon lira net kâr açıkladı.
Gelir modeli: Success Fee
Fonbulucu, başarılı fonlanan girişimlerden %8 platform kullanım ücreti alıyor — fonlama başarısız olursa hiçbir ücret alınmıyor, bu da platformu başarı için motive ediyor. Ayrıca fonladıkları şirketlerin sonraki dört yıl içinde alacağı yatırımlardan %2 hak talep ediyorlar.
Güven mimarisi
Yatırımcının aradığı iki şey: kazanç ve güven. Bunu sağlamak için üç yapıyı devreye soktular: paralar girişimcide değil Takasbank'ta toplanıyor; pay ve para Merkezi Kayıt Kuruluşu aracılığıyla eş zamanlı el değiştiriyor; girişimciler aldıkları fonu nasıl kullanacaklarını taahhüt eden bir "fon kullanım raporu" ve beş yıllık projeksiyon yayınlıyor, bağımsız denetimle doğrulanıyor.
Kuşkonmaz örneği: girişim, inovasyon değil fırsat görmektir
Yıldız'a göre start-up ile girişim arasında keskin bir ayrım yapmıyor — bir sorunu bulup çözen, çözümün neresinde durduğunu bilen ve sürdürülebilir kılan her iş bir girişim. Örnek olarak, Türkiye'de 1200 dönüm olan kuşkonmaz üretiminin 4-5 bin dönüme çıkarsa Avrupa'ya ihraç edilebileceğini gördüklerini, "sözleşmeli işletmecilik" modeliyle 1867 kişiden finansman toplayıp 12 yıllık bir SPV kurduklarını anlatıyor — henüz tarlaya dikilmemiş kuşkonmazın 12 yıllık üretimini şimdiden sattılar.
Türkiye'nin asıl sorunu: finansa erişim, kaynak değil
Yıldız, Türkiye'de kaynak sıkıntısı olmadığını, insanların birikimlerini döviz, altın ve gayrimenkule yönlendirdiğini vurguluyor — sorun doğru araçların eksikliği. Türkiye'de finans kaynaklarının %90'ından fazlası banka kaynaklı (İsviçre'de bu oran %60). Girişimlerin ortalama 14 aylık yaşam süresini 2-3 yıla çıkarabilirlerse, bu girişimleri Private Equity düzeyine taşıyabileceklerini söylüyor.
What's Next: yatırım süper app'leri
Yıldız, kurdukları tüm araçların birleştiğinde ortaya bir "dijital banka" çıktığını, Türkiye'de dijital bankacılık lisanslarının verilmeye başlandığını ve kitle fonlaması platformlarının zamanla "yatırım süper app'lerine" dönüşeceğini öngörüyor — hisse gibi payların ikincil piyasada alınıp satılabileceği bir yapı.
