Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Semih Dikkatli, Covid-19 pandemisinin yol açtığı ruhsal sorunları bilimsel literatürden derlediği verilerle özetliyor: kaygı ve depresyondan alkol kullanımına, sağlık çalışanlarının tükenmişliğine kadar geniş bir tablo.
Dikkatli, pandemide ruhsal sorun riskini üç gruba ayırıyor: tüm toplumu kapsayan düşük risk grubu, hasta aile bireyleri/sokağa çıkma yasağındakiler/yaşlıları kapsayan orta risk grubu, ve Covid-19'a yakalananlar ile sağlık çalışanlarını kapsayan yüksek risk grubu. Çin'de yapılan bir araştırmaya göre katılımcıların %53,8'i orta veya şiddetli düzeyde ruhsal etkilenim yaşadı; %31,3'ü depresyon, %36,4'ü kaygı, %32,4'ü sıkıntı bildirdi. Sosyal medyanın taşıdığı yanlış bilginin de panik ve aşırı davranışları (intihar dahil) tetikleyebildiğini vurguluyor.
Sağlık çalışanları en yüksek risk grubunda
Liu ve arkadaşlarının anket çalışmasına göre sağlık personelinde %50,7 depresyon, %44,7 kaygı, %36,1 uykusuzluk ve %73,4 oranında stresle ilişkili semptomlar tespit edildi. Bu yüksek oranların nedenleri arasında uzun çalışma saatleri, enfeksiyon riski, koruyucu ekipman eksikliği ve ailelerden ayrılma sayılıyor. Dikkatli, dinlenme alanı sağlanması, temel fiziksel ihtiyaçların karşılanması ve periyodik moral ziyaretlerinin sağlık çalışanları için kritik önemde olduğunu belirtiyor.
Alkol kullanımı ve savunmasız gruplar
Çin'de pandemi öncesi %4,4 olan alkol kullanım bozukluğu yaygınlığı, bir araştırmada %11,1'e yükseldi; tehlikeli içme oranı %29,1'e, zararlı içme %9,5'e çıktı. Yaşlı yetişkinler, evsizler, göçmen işçiler, akıl hastaları, hamile kadınlar ve yurtdışında okuyan öğrenciler özellikle savunmasız gruplar arasında sayılıyor; 21-40 yaş arası genç yetişkinler ise ölüm riski daha düşük olsa da ruhsal sorun riski açısından en savunmasız yaş grubu olarak öne çıkıyor — Dikkatli bunu gençlerin sosyal medyadan bilgi toplama eğiliminin stresi kolayca tetikleyebilmesine bağlıyor.
Dikkatli'nin vurguladığı önemli bir nokta, çocuklar üzerindeki etki: karantinaya alınan çocuklarda akut stres bozukluğu, TSSB, uyum bozukluğu ve keder gelişebiliyor; ebeveynden ayrılma veya kayıp, ruh sağlığı üzerinde yetişkinliğe kadar uzanan olumsuz etkiler bırakabiliyor. Yazının sonuç mesajı, psikiyatristler, diğer tıp dalları uzmanları, yerel yetkililer ve toplum sağlık çalışanları arasında yakın işbirliğinin bu krizde şart olduğu.
