İnci Holding'in girişim sermayesi kolu Vinci'nin Yatırım Komitesi Başkanı Şelale Zaim Gorton ile teknoloji girişimlerine yatırım stratejisini ve sürdürülebilirlik odağını konuştuk.
Girişim nedir?
Gorton, "start-up" yerine Türkçede "girişim" terimini kullanmayı tercih ediyor: 3-5 yıl içinde kurulmuş, yüksek büyüme potansiyelli, yeni ve yaygınlaştırılabilir bir iş modeline sahip proje ya da şirketler. Günümüz koşullarında teknoloji unsuru içermeyen bir fikrin pazarda yıkıcı başarı gösterme potansiyeli neredeyse yok; ama girişimlerin illa teknoloji şirketi olması da gerekmiyor — pazarlamadan mimarlığa, spordan finansa her sektörde girişim kurulabilir.
Değerlendirme kriterleri: ekip, ekip, ekip
Vinci için en önemli kriter ekibin esnekliği, uyumu ve misyona adanmışlığı. Tohum veya Seri A aşamasındaki, ürününü pazarda ispatlamış şirketlere yatırım yapıyorlar; sadece sermaye değil, kurumsal ve endüstriyel deneyimle stratejik ortaklık sunmayı hedefliyorlar. Pandemi, "doğru yer doğru zaman" denkleminin en çarpıcı örneği oldu — dijitalleşme normalde 10-15 yılda kat edilecek yolu 2 yılda aldı.
Türkiye'nin unicorn açığı
2021 verilerine göre dünyada 1.148 unicorn varken Türkiye'de sadece 3 tane bulunuyor — ekonomi ve nüfus büyüklüğüne oranla potansiyelin çok gerisinde. Gorton, bilinçsiz yatırımların ekosistemi zedeleyebileceğini, yetkin yatırımcıların da girişimciler kadar yetişmesi gerektiğini vurguluyor. Ama asıl kritik faktör, Türkiye ekonomisinin uzun vadeli istikrarı ve "yatırım yapılabilir" statüye ilerlemesi.
Zebralar ve sürdürülebilirlik
2008 küresel krizinden sonraki genişleyici para politikaları, düşük riskli yatırım getirilerini düşürerek 14 yılda girişim sermayesine rekor seviyede nakit akışı sağladı. Gorton, enflasyonist dönemde bu akışın yavaşlasa da değer yaratan teknolojilere sermaye ilgisinin süreceğini öngörüyor. Ayrıca iş modelini sosyal etki üzerine kuran "Zebra" girişimlerin sayı ve değerlemesinin artmasının, ekosistemde sürdürülebilirlik ilkelerinin yaygınlaşacağının müjdesi olduğunu düşünüyor.
Vinci'nin portföyü: sekiz farklı şirket, dört ülke
Vinci bugüne kadar üçü Türkiye, ikişer İngiltere ve Almanya, biri Singapur olmak üzere 8 şirkete yatırım yaptı: evden eve taşıma pazar yeri Octovan, akıllı eldiven üreticisi Thread in Motion, mikromobilite şirketi Surve Mobility, otonom drone güvenlik şirketi Herotech8, saha iletişim platformu Mobilus Labs, konteyner takip platformu ShipsGo, rüzgâr santrali performans şirketi Turbit ve yeşil hidrojen üreticisi SunGreenH2. Bu sene odak alanları enerji depolama ve mobilite; Almanya'daki şirket sayısını artırmayı hedefliyorlar. Her şirkete ilk aşamada 100-500 bin Euro yatırım yapıp toplamda 10-12 şirketlik bir portföy oluşturmayı planlıyorlar.
